out put - Turc Anglais Dictionnaire

out put

Sens de "out put" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
put out v. söndürmek
General
put out v. ateş söndürmek
put one's nose out of joint v. birisinin işini bozmak
be put out v. gönüllenmek
put out v. çıkarmak
put out at interest v. faize yatırmak
put out v. itfa etmek
put out v. kapamak (ışığı)
put out the fire v. yangını söndürmek
put out to sea v. alarga etmek
put out v. yaymak
put somebody's nose out of joint v. burnunu sürtmek
put out to grass v. emekli etmek
put out v. üretmek
put out of sight v. saklamak
put out of sight v. ortadan kaldırmak
put out v. kızdırmak
put out a feeler v. ağız aramak
put out v. rahatsızlık vermek
put out v. dışarı atmak
put somebody out of temper v. sinirlendirmek
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama atmak
put out v. bozmak
put something out of one's mind v. aklından çıkarmak
put out v. bir uzvun yerinden çıkması
put somebody out v. darıltmak
put somebody out of countenance v. şaşırtmak
put somebody's nose out of joint v. gözden düşürmek
put out v. zahmet vermek
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama attırmak
put an animal out of its misery v. hayvanı öldürerek acılarına son vermek
put somebody out of work v. avare etmek
put out one's tongue v. dilini çıkarmak
put one's nose out of joint v. birisinin ayağını kaydırmak
put out to nurse v. emzirmek
put somebody's nose out of joint v. ayağını kaydırmak
put something out v. üretmek
put someone out to pasture v. birini emekliye ayırmak
put out to nurse v. bakmak
put out to grass v. çayıra salmak
put somebody out of temper v. kızdırmak
put one's nose out of joint v. kıskandırmak
put one's nose out of joint v. birisini gözden düşürmek
put out of commission v. mahvetmek
put out to loan v. ödünç vermek
put out of mind v. aklından çıkarmak
put out of commission v. yıkmak
put out of action v. bozmak
put out v. vermek (ısı)
put out a feeler v. nabzını yoklamak
put out v. üzmek
put out of commission v. işlemez hale getirmek
put out to sea v. denize açılmak
put out v. darıltmak
put oneself out v. zahmete girmek
put somebody's nose out of joint v. kırmak
put out to grass v. otlatmak
put someone out of one's misery v. birini öldürmek
put someone out of one's misery v. öldürerek acılarına son vermek
put someone out of one's misery v. çaresine bakmak
put someone out of one's misery v. birini sıkıntılı bir durumdan kurtarmak
be put out with someone v. dargın olmak
put something out to tender v. ihaleye çıkarmak
put out of v. hariç tutmak
put something out to tender v. ihaleye çıkartmak
put out of v. hariç bırakmak
put out of action v. saf dışı etmek
put out of action v. saf dışı bırakmak
put out the bait v. yem takmak
put out of action v. pasif kılmak
put out album v. albüm çıkarmak
put out cigarette v. sigara söndürmek
put out one's cigarette v. sigarasını söndürmek
be put out to tender v. ihale edilmek
put out a cigarette v. sigara söndürmek
put out a cigarette on somebody's flesh v. üzerinde sigara söndürmek
put out v. şaşırtmak
put out v. canını sıkmak
put the rubbish out v. çöpü dışarı koymak
put the rubbish out v. çöpü dışarı çıkarmak
put an animal out v. bir evcil hayvanı dışarıya çıkarmak
put someone's eye out v. gözünü çıkarmak
put out an mpr on someone v. birisi için kayıp ilanı vermek
put the rubbish out v. çöpü dışarı koymak
put out a hand v. elini uzatmak
put out of one's way v. huzurunu kaçırmak
put out of the way v. birini mahvetmek
put out of one's way v. başını belaya sokmak
put out of the way v. huzurunu kaçırmak
put out of the way v. başını belaya sokmak
put out a fire v. yangını söndürmek
put out a fire v. ateşi söndürmek
put out the fire v. yangını söndürmek
put out the fire v. ateşi söndürmek
put out adj. sönmüş
Phrasals
put out v. (kemik) çıkmak
put out v. söndürmek
put out v. dağıtmak
put out v. işlerini karıştırmak
put out v. keyfini bozmak
put out v. bozmak
put out v. bir çuval inciri berbat etmek
put out v. rahatsız etmek
put out v. bildirmek
put out v. anestezi yapmak
put out v. uyuşturmak
put out v. bayıltmak
put somebody out v. rahatsız etmek
put (someone or an animal) out of something v. dışarıya çıkarmak/atmak
put (someone or an animal) out v. dışarıya çıkarmak/atmak
put out v. uzatmak (bir yöne doğru)
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini/bir hayvanı bir yerden) çıkmaya zorlamak
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı bir yerden) dışarı çıkarmak
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyden/yerden) kapı dışarı etmek
put (someone or an animal) out v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden kapı dışarı etmek
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden atmak
put (someone or an animal) out of something v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden kapı dışarı etmek
put (one) out of (something or some place) v. (birini bir şeyin/yerin) dışına atmak
put (someone or an animal) out v. (birini/bir hayvanı) bir şeyden/yerden atmak
put one out v. birini rahatsız etmek
put one out v. birinin canını sıkmak
put one out v. birini sinir etmek
put one out v. biri için sıkıntı olmak
put one out v. biri için uygunsuz olmak
put one out v. birini gıcık etmek
put one out v. birini sinirlendirmek
put one out v. biri için zor olmak
put one out v. birini kırmak
put one out v. birinin kalbini kırmak
Colloquial
put the flags out expr. as bayrakları
put the flags out expr. asın bayrakları
put out the flags [uk] expr. asın bayrakları
put out the flags [uk] expr. as bayrakları
Idioms
put out of service v. battal etmek
put out feelers v. ağız aramak
put someone's nose out of joint v. birisini rahatsız etmek
put oneself out v. tüm yolları denemek
put oneself out v. elinden geleni yapmak
put out feelers v. nabız yoklamak
put someone's nose out of joint v. birinin ayağını kaydırmak
put someone's nose out of joint v. pabucunu dama atmak
put out v. (bildiri vb) yayınlamak
put the flags out v. zevkten dört köşe olmak
put the flags out v. ağzı kulaklarına varmak
put out of countenance v. utandırmak
put out feelers v. ağzını aramak
put out of countenance v. rahatını bozmak
put out feelers v. ağzını yoklamak